Yeni çehresiyle dolup taşan Taksim Meydanı, özellikle gece saatlerinde seyyar satıcıların işgaline uğruyor. Eminönü ve Aksaray'dan aşina olduğumuz işporta pazarları artık Taksim'de kuruluyor. Hemen her zaman sokak piyasasının radarında olan Taksim Meydanı, şimdilerde pervasız bir saldırı altında. Ülke ekonomisine zarar veren sahte ürün sektörünün küçük ama ibretlik bir örneği her gece burada yaşanıyor.

KENDİSİ ÇAKMA AMA 17,2 MİLYAR DOLAR GERÇEK

Meydanın ışıkları parlarken, şehrin karanlık sokaklarından gelenler için kazançlı saatler başlıyor. OECD rakamlarına göre, ortalama büyüklüğü 17,2 milyar dolara ulaşan ülkemiz taklit piyasasında, en fazla kopyalanan ayakkabı, giyim ve saatler meydanda sergileniyor. Fiyatı 500 lirayı bulan spor ayakkabılar, binlerce lira hatta dolardan alınabilecek çantalar, pahalı cüzdanlar 30 ila 70 lira arasında değişen rakamlarla satılıyor. Aralarında orijinal sertifikasını da yanınızda taşımanız gereken çantaların başarılı taklitleri de bulunuyor.

BİR GECEDE 600 LİRA KAZANÇ

Zabıta mesaisinin bitişi ardından yerlere serilen tezgahlardan bir gecede 600 liradan fazla ciro yapıldığını öğreniyoruz. Bu durum turizmdeki kayıplardan zarar görmüş bölge esnafı kadar Taksim'i görmek isteyenleri de rahatsız ediyor. Çünkü metro çıkışından başlayan satıcı işgali tüm meydanı kaplıyor. Gözler her zamanki gibi zabıtayı arıyor.

BİREBİR KOPYASI HAZIR

"Nerede çokluk orada bereket" diyerek meydanda adım atacak yer bırakmayanlar arasında köfteci, mısırcı, simitçi, kahveci, gazozcu kısacası her telden ve renkten işportacı bulunuyor. Serbest Piyasa'ya farklı zamanlarda konuk olan işportacıların birkaç tanesiyle sohbete başlıyoruz.

Giyimden gıdaya onlarca çeşit ürün tezgahları süslüyor.
İdris Y. "13 yıldır işportacıyım böyle kazançlı zamanımız olmadı" diyerek bayram tatilinin kendilerine yaradığını anlatıyor. Meydanda çanta ve cüzdan satan İdris Y., Bayrampaşa, Merter, Sultangazi ve birçok ilçedeki atölyelerde ürünlerin başarılı taklidinin yapıldığını paylaşıyor.

MERDİVENALTI MALİYET 3 SOKAKTAKİ FİYATI 30 TL

Kalıbı çıkarılan bir ayakkabının atölyelerde ortalama 3 lira maliyetle üretildiğini, pazarda ise 30-70 lira civarından satıldığını paylaşıyor. Gecede yaklaşık 10 çanta ve 5 cüzdan sattığını aktarıyor. Kazancını soruyoruz yanıt yok. Sohbetimizi duyan bir müşteri hemen Türk tipi hesap yöntemini devreye alıyor: "Abicim 40 liradan sattığını düşün. Bir çantadan 20 lira net kar etse, 10 üründen 200 lira gecelik kazancı var. Daha ne olsun."

HER MİLLETTEN SATICI BURADA

72 buçuk milletten insan burada tezgah açıyor desek yeridir. Afrikalı satıcılar, görüntü vermek dahi istemese de rakipleri onlar adına konuşuyor. Özellikle Afrikalıların eski satıcıları sokak kavgalarıyla yerinden etmelerinden şikayetçi. Aslında bu pek konuşulmayan sosyolojik bir vakayı anlatıyorlar. Şehrin tutunamayanlarının ilk adresi yine sokak satıcılığı. İç göç döneminde yaşananlar, şimdi ülkemize kaçak yollardan girenler için geçerli. Gitti 'Pilavcı Hulusi' geldi 'Pilavcı Folami'. Örneğin 4-5 arkadaş sermayelerini birleştirip taklit ürün pazarına giriyor ve geliri bölüşüyor. Kenya'dan Abualaa , 6 aydır Tarlabaşı'nda bir dükkanda aylık 350 liradan 4 kişi kaldıklarını anlatıyor. "Anlamadım İstanbul'u ama geldiğimiz yer daha zor" diyor 3 yıllık Türkiye tecrübesinin sonunda.

EN BÜYÜK TAKLİT ÜRETİCİSİ KONUMUNDAYIZ

OECD 'Taklit Ürünlerin Ticari Rotaları' raporuna göre Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'nın en büyük üretici konumundayız. Çin'in birçok başlıkta liderliği kaptırmadığı ayakkabı kategorisinde Türkiye üçüncü sırada. Taklit ayakkabı, pazarının büyüklüğü ise 13 milyar dolara ulaşırken giyim ve çantada taklit piyasası 28 milyar dolar civarında. Küresel ticarette çakma ürünlerin yüzde 2,5'luk payı, 461 milyar dolara karşılık geliyor. (Yeni Şafak)